foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


0 532 540 03 89
info@zirvekarot.com

ZİRVE KAROT

Beton Delme Kesme Sistemleri

Kullanıcı Oyu:  / 1

Karot Yunak
Yunak, Konya ilinin bir ilçesidir. Yunak ilçesinde Türk ve Kürt kökenli vatandaşlar bir arada kardeşce yaşamaktadır.Kürtler osmanlı son döneminde bölgeye yerleştirilmişlerdir

İç Anadolu Bölgesi’nde Konya iline bağlı bir ilçe olan Yunak, doğusunda Cihanbeyli ve Saraönü, güneydoğusunda Kadınhanı, güneyinde Ilgın, güneybatısında Tuzlukçu, batısında Afyonkarahisar, kuzeyinde Çeltik, kuzeydoğusunda da Ankara ili ile çevrilidir. Konya’nın kuzeybatı kesiminde yer alan Yunak, 2.000 m.yi aşmayan orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden oluşmuştur. Cihanbeyli Platosu ilçenin güneydoğusundadır. Kuzeyde Yukarı Sakarya Ovaları olarak tanınan Turgut ve Eşme ovaları bulunmaktadır. İlçe topraklarından kaynayan Gökpınar deresi ilçe sınırları dışında Sakarya Nehri’ne katılır. Ayrıca ilçedeki Küçükhasan Gölü’nün bir bölümü Çeltik ilçesi sınırları içerisindedir. Deniz seviyesinden 1.150 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 3.001 km2 olup, toplam nüfusu 9600.


Firmamız ZİRVE KAROT karot beton delme, beton kesme, beton kırma, filiz ekme, ankraj, bina güçlendirme, bina yıkımı, duvar kesme, testere ile beton kesme Alanlarında ilimizde Hizmet vermenin haklı Gurunu yaşamaktadır.81 ilimiz ve Tüm ilçelerinin isteklerine Bir telefon kadar Yakın olup..

Karot acil :

0850 302 37 33

 

Kullanıcı Oyu:  / 0

Karot Yalıhüyük
Yalıhüyük Konya ilinin bir ilçesidir. Yalıhüyük, daha önce Bozkır ilçesine bağlı bir belde belediyesi iken, 1990 yılında ilçe hüviyeti kazanmıştır. 2010 yılı itibariyle Türkiye'nin en küçük ilçesi konumundadır.

Bazı kaynaklarda yalıhüyükte önemli bir tarihi eser bulunmadığına dair yanıltıcı eksik bilgiler bulunmaktadır.yalıhüyükte bulunan bir çok eser gün ışığına çıkmayı beklemekte ve bir çok tarihi eserde  ;12Eylül dönemi ve ülkemizin kaoslu krizli yıllarında aradaki idari boşluktan kaynaklı tarihi eser yağmacılarının eline geçmiş bir çoğu ise talan edilmiştir.bazı tarihi eserlerinde ingiltere nin British Museum müzesinde,ABD'nin müzelerinde ve turkiyenin bazı müzelerinde gayri resmi yollardan kayıt altına alınarak sergilendigi düşünülmektedir.Yalihüyükte bulunan bir çok evin duvarlarında kabartma taş resimler bulunmaktadır.günümüze kadar korunabilen bazı eserlerin üzerindeki yazılardan ve kabartma resimlerden anlaşılan Bizans dönemi Efes kültürüne ait izler vardir.

Bozkır’a 20 km uzaklıkta bulunan ilçe, Suğla Gölü (Trogidis,trogitis) kıyısında bulunan höyükten ismini almıştır. Bu bölge antik çağlarda İsauria Bölgesi olarak anılmaktadır. Bölgenin başkenti ise Bozkır ilçesine bağlı Ulupınar köyünün doğusunda yer alan ve bugün Zengibar Kalesi olarak bilinen isauria’dır. Kısacası kazı ve sondaj çalışmalarından anlaşıldığı kadarıyla Yalıhüyük ve çevresi tarihinin, Neolitik ve Kalkolitik dönemlere kadar gittiği görülmüştür.

Tarihi, çevre ilçeler ve Konya Tarihi ile ortak özelliklere sahiptir. Yaklaşık 200 yıl öncesi toprak kayması görülmesi üzerine Suğla Gölü yakınına taşındığı bilinmektedir. Yeni yerleşim yerinin seçilmesinde Suğla Gölü alanının daralması ve gölden daha fazla yararlanma arzusunun dikkate alındığı ifade edilmektedir.

İlçe merkezindeki Höyük ve çevresi "Sit Alanı" ilan edildiğinden imara kapatılmıştır. Höyük'te bugüne kadar hiçbir arkeolojik araştırma ve kazı yapılmadığından ilçe tarihine kaynak olacak bilgilere ulaşılamamıştır.

Kuzeyde Seydişehir, güneyde Ahırlı, batıda Akseki ve doğuda Bozkır ilçeleriyle çevrelenmiş olan Yalıhüyük engebesiz bir alanda kurulmuştur. Suğla Gölü'nün hemen yanında yer alan Yalıhüyük'te hayat göl sularının çekilmesiyle ortaya çıkan verimli arazilerde yapılan tarım faaliyetleriyle devam etmektedir. Yalıhüyük'ün güneybatısında bulunan Toros Dağları'ndaki Gölcük yaylası, her yıl yaylacılık merkezi olarak kullanılmaktadır. İlçe merkezinde Belediye teşkilatı 1972 yılında kurulmuştur. Arasöğüt ve Saray köyleri ile Mutlu yaylası Yalıhüyük'e bağlı yerleşim yerleridir.

İlçenin temel geçim kaynağı tarımdır. Suğla Gölü sularının çekilmesiyle ortaya çıkan verimli tarım arazisi ve diğer tarım arazilerinde buğday (3500 ton/yıl) arpa (1500 ton), nohut (700 ton) yanı sıra yılda ortalama 11.000 ton da elma yetiştirilmektedir. 1998 yılında 579 dekar alanda şeker pancarı tarımı yapılmıştır. Bu arada haşhaş ekim izni çıkmış, ancak 1998 yılı itibariyle haşhaş ekimi yapılmamıştır.

Yalıhüyük'te Gölcük Yaylası ve Yirce Yaylası , Sarınç Yaylası (sarnıç) ve Mutlu Yaylası hayvancılık yapılan merkezlerdir.günümüzde gölcük yaylası turizm,tatil ve sağlık amacı ile bir çok kişi uğramaktadır. Gölcük,Yirce,Sarınç(Sarnıç),Mutlu olmak üzere yalıhüyükte toplam 4 yayla vardır.

1000 büyükbaş ve 2500-3000 küçükbaş hayvan bulunan ilçemizde Özel sektöre bağlı bir kuruluş tarafından hububat paketleme fabrikası kurulması için çalışmalar devam etmektedir. Başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde pek çok Yalıhüyüklü işçi olarak çalışmaktadır. Toros Dağları'ndaki Gölcük Yaylası ormanlık alanı, pınarları ve serin, temiz havasıyla en önemli piknik ve mesire alanı olarak kullanılmaktadır. İlçemizde elektrik, su, kanalizasyon, yol, telefon gibi alt yapı hizmetleri tamamlanmış olup, DSİ tarafından Beyşehir gölü sularını tarım alanlarına ulaştıran kanalların yapım çalışmaları tamamlanmıştır


Firmamız ZİRVE KAROT karot beton delme, beton kesme, beton kırma, filiz ekme, ankraj, bina güçlendirme, bina yıkımı, duvar kesme, testere ile beton kesme Alanlarında ilimizde Hizmet vermenin haklı Gurunu yaşamaktadır.81 ilimiz ve Tüm ilçelerinin isteklerine Bir telefon kadar Yakın olup..

Karot acil :

0850 302 37 33

Kullanıcı Oyu:  / 0

 


Firmamız ZİRVE KAROT karot beton delme, beton kesme, beton kırma, filiz ekme, ankraj, bina güçlendirme, bina yıkımı, duvar kesme, testere ile beton kesme Alanlarında ilimizde Hizmet vermenin haklı Gurunu yaşamaktadır.81 ilimiz ve Tüm ilçelerinin isteklerine Bir telefon kadar Yakın olup..

Karot acil :

0850 302 37 33

 

Kullanıcı Oyu:  / 0

Karot Tuzlukçu
Doğanhisar İlçesi Ketenlik yaylasından gelerek Yazla (Apsarı) yakınlarında Viran veya Ören Tuzlukçu adı verilen mevkide konaklayan, daha sonra bilinmeyen nedenlerle göç ederek bu günkü Yukarı Mahallede bulunan Hüyük ismi verilen tepenin çevresine yerleşen Karakeçili Yörüklerinden bir boy (Yukarı Mahalle) ile Afyon Sultan Dağları eteklerinde yaşayan, hayvancılıkla uğraşan Avşar Türkmenlerinden bir boyun (Aşağı Mahalle) birleşiminden oluşur. Yerleşimden sonra Yukarı Mahalle Höyük yanında ikamet eden ailelerden Serdar oğlu Halil Bey'e Sancak Beyliği verilmiştir. Sancak Beyi Halil Bey Gedil Köyünden bir kızla evlenmiş, bundan 5 erkek çocuk dünyaya gelmiş, bunların adları Serdar oğlu Savran Yakup, Serdar oğlu Veli, Serdar oğlu Hacı Veli, Serdar oğlu Hacı Molla ve Serdar oğlu Kadir isimli kişilerdir. Buna dayalı olarak aynı İlçe Merkezinde yer almasına rağmen her iki mahallenin gelenek görenekleri arasında halen küçük de olsa farklılıklar vardır.

Sultandağı eteklerinden gelenlerin yerleşim yerlerinin adı İstanbul Başbakanlık arşivindeki Kanuni devrine ait kayıtlarda URDUS veya URANDUS olarak geçmektedir. İbrahim Hakkı KONYALI’nın “Konya İli” adlı kitabında Kanuni Devrinde Tuzlukçu’nun 15 hanelik bir oba olarak yerleştiği görülmektedir.

Aynı kayıtlara göre Tuzlukçunun kuruluş yıllarındaki kayıtları 25 iken, 1872 yılında Konya salnamesinde Akşehir İlçesine bağlı 34 yerleşim yeri içerisinde Tuzlukçu 123 hane 428 nüfus ile en büyük yerleşim yeri konumundadır.

İlçenin ismi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bir rivayete göre çevre köy ve kasabalardan tuz getirmek için Tuz Gölüne giden kervanların konaklama yeri olduğu için Tuzlukçu, diğer bir rivayete göre de arazinin kıraç ve ağaçsız olması nedeniyle sert esen rüzgarların kaldırdığı tozlardan dolayı 'Tozlukçu' denilmiş zamanla değişime uğrayarak 'Tuzlukçu' olmuştur.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Akşehir’e bağlı bir köy olan Tuzlukçu 1929 yılında Aşağı ve Yukarı Tuzlukçu’nun birleşmesiyle Nahiye olmuş, 1949 yılında ise Belediye olmuştur.

9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanun ile Tuzlukçu Kasabası İlçe statüsüne kavuşmuştur. Tuzlukçu’nun ilk Kaymakamı Cemal Hüsnü KANSIZ 1 Ağustos 1991 de görevine başlamıştır.

ÇÖGÜRLÜ

Ilçeye en yakin köy olup 5 km mesafededir. Eski adi “Menlik” tir. 113 kisinin yasadigi köyde temel geçim kaynagi tarim ve hayvanciliktir. Köy halki eski Bulgaristan göçmenlerindendir. Köyde okul mevcut olmasina ragmen tasimali egitim yapilmaktadir.

ERDOGDU

Ilçeye uzakligi 12 km’dir. 200 haneli köyde 502 kisi yasamaktadir. Tatarların kurduğu köyde Halk, Tatar ve Bulgaristan göçmenlerinden oluşmaktadır. Köyün 1.800 dekar merasi vardir. Temel geçim kaynagi tarim ve hayvanciliktir. Köyde cami, saglik ocagi, tarim kredi kooperatifi, postane, 6 derslikli okul ve ögretmen lojmani mevcuttur. Ögrenci azligindan kapali olan okulda 1. ve 2. kademe ögrencileri Aksehir’e tasinmaktadir.

GÜRSU

Düz bir ovada kurulu, ilçeye 6 km uzaklikta 197 kisinin yasadigi, 400 dekar merasi olan küçük bir köydür. Köyde eski Rus Kazaklari yasadigindan “Kazak Köyü” de denmektedir. Halen kilise kalintilari mevcuttur. Egitim-Ögretim Merkeze tasimali olarak yapilmaktadir.

KONARI

Köy genis bir yerlesime sahiptir. Ilçeye uzakligi 15 km olup nüfusu 769’dur. 3003 dekar merasi mevcuttur ve baslica geçim kaynagi halicilik, tarim ve hayvanciliktir. Köyde 128 ögrenci ile 1. ve 2. kademe egitim yapilmaktadir.

KORASI

Ilçeye uzakligi 18 km olan köy Bozdag eteklerinde kurulmustur. Nüfusu 1.110 kisidir. Baslica geçim kaynaklari arasinda tarim ve hayvanciligin yanisira baska köylerde tarim isçiligi yapmakta yer alir. Okul faaliyettedir.

KÖKLÜCE

Ilçeye uzakligi 23 km olup nüfusu 338’dir. Eski ismi “Kaha” dir. Köyde saglik ocagi olmasina ragmen personeli yoktur. Egitim-Ögretim Aksehir’e tasimali olarak yapilmaktadir.

KUNDULLU

Köy Gavur Daglari eteklerinde kurulmus olup ilçeye uzakligi 16 km ve nüfusu 701’dir. 2360 dekar merasi mevcuttur ve yine geçim kaynagi tarim ve hayvanciliktir. Köyde 2 adet cami ve saglik ocagi mevcut olmasina ragmen saglik ocaginin personeli yoktur. Egitim-Ögretim 1. kademe köyde 2. kademe Merkeze tasimali olarak yapilmaktadir.

MEVLÜTLÜ

Aksehir-Yunak yolu üzerinde kurulu köyde 326 kisi yasmakta ve 1.200 dekar merasi bulunmaktadir. Ilçeye uzakligi 15 km’dir. Köyde cami ve personeli olmayan saglik ocagi mevcuttur. Egitim-Ögretim Merkeze tasimali olarak yapilmaktadir.

PAZARKAYA

Aksehir-Yunak yolu üzerinde kurulu köyde 19 kisi yasmaktadir. Göçmen vatandaslarimizin olusturdugu köy Ilçeye 8 km’dir. Egitim-Ögretim Merkeze tasimali olarak yapilmaktadir.

SUBATAN

Ilçeye uzakligi 10 km olup nüfusu 108 kisidir. Egitim-Ögretim Merkeze tasimali olarak yapilmaktadir. Temel geçim kaynagi tarim ve hayvanciliktir.

TURSUNLU

Ilçeye uzakligi 20 km’dir. Düz bir ovada kurulu köyün nüfusu 227’dir. 1.672 dekar merasi vardir. Egitim-Ögretim Ilgin Ilçesi Çavusçu Kasabasina tasimali olarak yapilmaktadir.

Firmamız ZİRVE KAROT karot beton delme, beton kesme, beton kırma, filiz ekme, ankraj, bina güçlendirme, bina yıkımı, duvar kesme, testere ile beton kesme Alanlarında ilimizde Hizmet vermenin haklı Gurunu yaşamaktadır.81 ilimiz ve Tüm ilçelerinin isteklerine Bir telefon kadar Yakın olup..

Karot acil :

0850 302 37 33

Kullanıcı Oyu:  / 2

Karot Seydişehir
Seydişehir’in tarihi M.Ö. 5500 yıllarına kadar uzanır. Prehistorik Çağ’da (Tarih Öncesi), Psidia (Göller Yöresi) sınırları içindeki Seydişehir çok eski bir yerleşim yeridir. Beyşehir Gölü (Karalis Lacos) ile Suğla Gölü (Trogitis Lacos) arasındaki sulak vadide bu yerleşmenin izlerine rastlamak mümkündür.

Bu vadide bulunan höyüklerde yapılan araştırmalar neticesinde Seydişehir’in 10 km güneydoğusundaki Suberde (Gölyüzü Köyü) höyüğünde yapılan kazılarda M.Ö. 5500-5000 yıllarına ait Neolitik (Cilalıtaş) Çağ yerleşmesinin varlığı ortaya çıkarılmıştır. Bu kazılarda elde edilen pek çok buluntu halen Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. M.Ö. 2000-700 yılları arasında Anadolu’daki pek çok bölgede hüküm süren Hititler’in Seydişehir-Beyşehir arasında varlıklarını gösteren anıtlar ve yerleşme yerlerine rastlamak mümkündür.

Seydişehir ve Beyşehir'in Hitit devrine ait kaya kabartmaları ile höyük buluntuları, Hititlerin Beyşehir -Seydişehir arasında uygun yerleşme birimleri kurduklarını ortaya koymaktadır. Seydişehir-Konya karayolu üzerine bulunan Karabulak, Bostandere, Dikilitaş ve Akçalar köylerindeki höyükler, Hitit ve Frig yerleşmelerinin bulunduğu alanlar olarak dikkati çeker.

Anadolu’da Eski Yunan, Roma ve Bizans medeniyetlerinin hüküm sürdüğü Klasik Çağ’da, Seydişehir ilçesi sınırlarında Amblada, Vasada, Arvana, Elita, Dalisandus gibi klasik döneme ait şehirlerin varlığı tespit edilmiştir. Vasada Antik Şehri, Seydişehir'in kuzeydoğusunda bulunan Kestel Dağı'nın eteğindeki vadide, bugünkü Bostandere köyünün Aktepe mevkiinde yer almaktadır. Bu ünlü Roma şehri, Kavak ve Kızılca köyleri arasındaki Amblada şehrine, ayrıca Beyşehir Fasıllar köyündeki Mistya'ya (Asartepe) ana yol ile bağlanmıştır.

1969 yılında Bostandere Köyüne su getirmek üzere Aktepe'de su yolu açılırken bir tiyatro kalıntısının varlığı anlaşılmış, yapılan kazılarda Roma devrine ait bir amfitiyatro kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Vasada şehrinin harabelerine ait kitabe ve mimari parçalara Bostandere köyündeki evlerin duvarlarında halen rastlanır. 1952 yılında Bostandere köyünden Konya Arkeoloji Müzesi'ne bir Zeus kabartması, 1957 yılında da bir yüzünde bir kadın öteki yüzünde bereket boynuzu kabartması bulunan kalker bir Sunak getirilmiştir. Yine Bostandere buluntuları arasında Vasada'da basılmış bir Augustus parası mevcuttur.

Konya Arkeoloji Müzesi'nde Seydişehir'in Dikilitaş köyünden getirilmiş bir Roma kandili, Akçalar köyünden bir heykelcik, Çalmanda hüyüğünde bulunmuş bir toprak vazo, Seydişehir'in hemen yanıbaşında bulunan Elita (Vervelit) harabelerinde bulunmuş Roma devri bir Mezar Steli bulunmaktadır.

Ayrıca Seydişehir'e 13 km uzaklıktaki Yeniceköy’ün kuzeyinde Hisartepe olarak bilinen yerde amfitiyatronun olduğu bir Roma harabesi vardır. Bu harabelerde bulunan Roma devri aslan heykelleri, Seydişehir'e getirilmiş ve halen Belediye bahçesinde sergilenmektedir.


M.S. 767-1217 yılları arasında bir Türkmen kabilesinin elinde bulunan Seydişehir’in Selçuklular zamanındaki durumu ile ilgili bilgiler net değildir. Anadolu Selçuklu Beylikleri devrinde Eşrefoğulları Beyliği elinde kalan Seydişehir bu isimle ilk defa bu beylik zamanında kurulmuştur. Rivayete göre, Horasan emiri olan ve annesi tarafından soyu Veysel Karani ve Peygamber’e uzanan bir velî ve seyyid olan Seyyid Harun Veli Hazretleri, 1301 yılında ilahi bir emirle, kardeşi Seyyid Bedreddin ve ahalisi ile birlikte yola çıkar. Bugün Hatunsaray denilen yerde kerdeşi hastalanarak vefat eder ve buraya defnederek bir türbe yaptırır.

Yoluna devam eden Seyyid Harun Veli, şimdiki Seydişehir’in olduğu yere gelince yolu boyunca kendisine rehberlik eden bulut Küpe Dağı’nın ardında kaybolur ve kendisine işaret edilen yerin orası olduğunu anlar. İlk iş olarak oraya bir cami yaptırır.

O zamanki adı "Trogitis" olan Seydişehir’in imarında Eşrefoğlu Mehmed Bey kendisine malzeme yardımında bulunur. Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur. O zamanki adı “Süleymanşehir” olan Beyşehir’e ilk defa “Beyşehir” diyen Seyyid Harun Veli’dir. Eşrefoğlu Mehmed Bey de Seyyid Harun’un kurduğu yeni şehre “Seyyid Şehri” Osmanlılar zamanında Medine-i Sani (ilahi emirle kurulan ikinci şehir) (sonradan Seydişehir) adını verir.

Seydişehir, Eşrefoğulları Beyliği’nin İlhanlı Hükümdarı Timurtaş tarafından 1326 yılında sona erdirilmesinden sonra, 1328 yılında Hamitoğulları Beyliği egemeliğine girmiştir. 1381 yılında Sultan I.Murat (Hüdavendigâr) tarafından 80.000 altın karşılığında Hamitoğlu Hüseyin Bey’den Akşehir, Beyşehir, Yalvaç, Şarkikaraağaç ve Isparta ile birlikte satın alınarak Osmanlı egemenliğine giren Seydişehir, Cumhuriyete kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Konya Sancağına bağlı bir kaza olan Seydişehir 1871 yılında belediye, 1915 yılıda da ilçe olmuştur.

Cumhuriyet kurulduktan sonra 1928 yılında tekrar ilçelik ünvanına kavuşur.İkinci kalkınma planı yılları 1939-1944 döneminde boksit kaynağı bulunmuştur.Yani alüminyumun hammaddesidir.1967 yılında alüminyum fabrikası açılmıştır.Tınaztepe Mağarası keşfedilmiştir.


Firmamız ZİRVE KAROT karot beton delme, beton kesme, beton kırma, filiz ekme, ankraj, bina güçlendirme, bina yıkımı, duvar kesme, testere ile beton kesme Alanlarında ilimizde Hizmet vermenin haklı Gurunu yaşamaktadır.81 ilimiz ve Tüm ilçelerinin isteklerine Bir telefon kadar Yakın olup..

Karot acil :

0850 302 37 33

telefon whatsapp mail